Bir avcı bir saniye önce nefes alıyordu; bir saniye sonra harekete geçecek. Pusu, tam o iki an arasındaki sessizliği heykele dönüştürüyor. Gövde alçalmış, kaslar gerilmiş, gözler tek bir noktaya kilitlenmiş. Üzerindeki yeşil çatlaklar, kırmızı parıltılar ve siyahın derinliği bu vahşi sakinliği bir sanat eserine çeviriyor; gece ormanın içinden kayan bir gölge gibi.